Bilimlerin Sınıflandırılması

Bilimlerin Sınıflandırılması

Tarih çağlarının en başlarında tüm bilim dalları birdi. Daha sonra insanoğlunun yeni buluşlar yapması, düşünmesi ve icat etmesi üzerine, felsefe matematikten, astronomi geometriden ayrılmaya başladı. Aslında tüm bilimler hep vardı, bitkiler, hayvanlar, mantarlar olduğu için biyoloji; her şey atomlardan geldiği için kimya; insanoğlu her çağda düşündüğü için felsefe; yerçekimi hep olduğu için fizik…

Bilimi bir ağaç gibi düşünürsek, tarihin ilk başlarında henüz kökü yeni olan bilim, yıllar, asırlar, çağlar geçtikçe önce bir iki dala, sonrasında teknoloji, insan zihni geliştikçe ve buluşlar arttıkça, dallanmış koca bir çınar oldu. Halen o dallar daha da dallanmakta. Örneğin başta fen idi, sonrasında fizik, kimya, biyoloji oldu. Devamında biyoloji; moleküler biyoloji, genetik, biyofizik, biyokimya gibi alt dallara ayrıldı ve bu alt dallar gün geçtikçe artmakta.

Bilimlerin Sınıflandırılması

Bilim sadece sayısal alan değil sosyal bilimler de dallara ayrılır. Ve gün geçip insan ufku genişledikçe sosyal bilimlerin de dallarının dalları oluşması söz konusudur. Aynı şekilde en başlardan beri, şehir devletlerinin oluşmasıyla siyaset bilimi, insan zihni her çağda var olduğu için psikoloji, toplumsal düzen gerekli ve var olduğu için antropoloji ve günümüzde bunları bize gösteren tarih gibi sosyal bilimler gittikçe sınıflandırılmasını genişletiyor. Örneğin bir sosyal bilim olan tarih, şimdi incelenmesi daha kolaylaşsın diye, Avrupa tarihi, Türk tarihi, İslam tarihi vb. dallara ayrılıyor.

Tüm bunlara göre Bilimlerin Sınıflandırılması çağın gelişimiyle artmakta ve bilim insanlarının araştıracağı alanı sınıflandırarak bir düzene sokup, bilim araştırmayı kolaylaştırmakta. Ve öyle sanıyorum ki, bundan bir kaç asır sonra elimizde bulunan en alt bilim dalları dahi değişik parçalara ayrılacak ve onları araştıran yeni bilim insanları olacak. Bu aynı zamanda bilimin geliştiğini gösteren bir ölçütte olacaktır.